Feng Shui binlerce yıllık antik, mistik ve kültürel kombinasyon birikimi olarak günümüze kadar gelmiştir. Yüzlerce yıl önce insanlar yaşadıkları ortamın hayatları üzerinde olumlu ve olumsuz etkileri olduğunu tespit etmişler. Çin mitolojisine göre doğada sessizce dolaşan manyetik enerji benzeri kuvvetler mevcuttur. Günümüze kadar ayakta kalmış bir çok tarihi yapıyı incelersek (Mısır piramitlerinden İnka yapıtlarına, Yunan tapınaklarından Çin saraylarına kadar) görmekteyiz ki bu eserlerin yaratıcıları her zaman doğanın yapısını göz önünde bulundurmuşlardır. Başlangıçta Çin İmparatorluk saraylarının inşasında Feng Shui uzmanları bilgilerini denemişler ve olumlu sonuçlar alınmasından sonra kontrol edemeyecekleri korkusundan dolayı halk ile paylaşılmamasını sağlamışlardır. Feng Shui ustaları da saray sınırlarında tutulmuşlardır. Min hanedanının ilk imparatoru düşmanlarını yanıltmak ve onları başarısız kılmak için yanlış bilgiler dahi yaydırdığı bilinmektedir. İlk zamanlarda aristokratlar tarafından kullanılan Feng Shui bilgi ve kuralları, zamanla sıradan insanlar arasında da kullanılmaya başlanmıştır. Bilgilerin batı dünyasına geçişi ise Tayvan üzerinden olmuştur. Günümüzde bir çok ülkede Feng Shui bilimi tanınmakta, hatta bazı batı üniversitelerinde zorunlu ders olarak okutulmaktadır.
Son Güncelleme (Perşembe, 25 Şubat 2010 23:23)
Tarihçe

